Pages

15 Temmuz 2015 Çarşamba

"YOLUMDA OLANIN RIZKINA KEFİLİM" HADİS-İ ŞERİFİ ÜZERİNE | Fütûh-ul Gayb (Gaybden Sesler)

"Yolumda olanın rızkına kefilim" Hadis-i Şerifi Üzerine

Kudsi hadis-i şerifte Peygamberimiz (s.a.v):

- "Zikrimle uğraşıp benden bir talepte bulunmayan kimseye, dua ederek ihtiyaç gösteren kimselerden daha fazla ihsan ederim." buyurdu.

9 Temmuz 2015 Perşembe

GAVS'UL ÂZÂM SEYYİD ABDULHAKİM EL-HÜSEYNİ K.S. | KİŞİ SEVDİĞİ İLE BERABERDİR (Buharî, Müslim)

Kişi sevdiği ile beraberdir.

Hz.Peygamber (s.a.v.) o kadar büyük halk edilmiş ki, Onun şefaati olmasa kıyamet günü hiçbir Peygamber cennete giremez. Kişi sevdiği ile beraberdir İnsan hep iyilerle bulunmalı, iyilerle arkadaşlık yapmalıdır. İyilerle bulunmanın menfaati ebediyete kadar devam eder. İşte Eshabı Kehf’in köpeği. Köpek olması münasebetiyle haram, necis-ül ayndır. Islakken dokunduğu yerin temizlenmesi için yedi defa yıkamak lazım gelir. Çünkü haramdır (1). Fakat iyilerle kaldığı için, Allah-u Teala onu beraber kaldığı iyilerin hürmetine cennetlik yaptı. Haram ve necis-ül ayn olduğu halde cennetlik oldu ve cennette de iyilerle beraber bulunacak.

8 Temmuz 2015 Çarşamba

GAVS'UL ÂZÂM SEYYİD ABDULHAKİM EL-HÜSEYNİ K.S.’NİN DÜNYA, ÖLÜM, KIYAMET HAKKINDAKİ BİR SOHBETİ

Gavs Seyyid Abdulhakim El-Hüseyni (K.S.) bir sohbetlerinde buyurdular ki: Bir zamanlar bir ağa varmış. Dokuz-on günlük mesafedeki bir şeyhi ziyaret edip duasını almayı murad etmiş ve kalkıp yola koyulmuş. Nihayet şeyhin huzuruna varmış. Kendini takdim ederek ben falan memleketten falan ağayım. Duanızı almak için huzurunuza geldim. Lütfen bana dua ediniz, diyerek dua talebinde bulunmuş.

Şeyh cevaben:

2 Temmuz 2015 Perşembe

BELAYA SABIR, NİMETE ŞÜKÜR | Fütûh-ul Gayb (Gaybden Sesler)

Halin iki durumdan başka yorumlanamaz. Onlar, bela ve nimet halidir. Bela içinde isen sabretmeye çalış. Sabretmeye çalışmak, her insan için en az yapılması gereken bir vazifedir. Bundan sonra sabırlı olmak var. Zorla sabretmek, pek iyi sayılmaz. Bizzat haliyle sabırlı olmak daha iyidir. Ama güzeli rızadır. Bundan sonra uysallık gelir. Uysal olmak, bir insan sahibi için en iyi şeydir.

Kendini yok görüp kadere teslim olmak da iyidir, ama herkes bunu yapamaz. Bu, varlığını ilahi varlığa veren zümrenin işidir.

1 Temmuz 2015 Çarşamba

HER YANI BIRAKIP ALLAH'IN (C.C.) FAZİLET KAPISINA DÖNMEK - Fütûh-ul Gayb (Gizliden Sesler)

Bütün yönleri bir yana at, bırakıp attığın şeylere yanaşma. Onların birine dahi iltifat, maneviyatı yıkar, ilahi faziletin kapısı sana açılmaz. Allah’a (CC) yaklaşamazsın.

Tevhid nuruyla bütün cihetleri kapa. Kendini, nefsini, bilgini ilahi ilim karşısında yok gör. Kalp gözün açılır. Fazilet kapılarını baş gözünle dahi görmeye başlarsın. Artık baş gözün maddi göz değil, kalp gözüdür. İman, yakın nurudur…

28 Haziran 2015 Pazar

Dikenler Arasında Yürür Gibi… | Mübarek EROL

Bir gün Fahr-i Kainat Efendimiz s.a.v.’e soruldu:
– İnsanların en çok cennete girmesini sağlayan amel hangisidir?

Efendimiz s.a.v. buyurdu:
– Allah Tealâ’ya karşı takvalı olmak ve güzel ahlâk.” (Buharî, Tirmizî, İbn Mâce)

Hem Cenab-ı Mevlâ’nın hem de kulun hakkını bir arada zikretmesi bakımından Efendimiz s.a.v.’in bu sözü çok önemlidir. Allah’ın kullar üzerindeki hakkı, O’ndan gerektiği gibi sakınmak ve haram helal ölçülerine riayet etmektir. Takva bütün peygamberlerin ümmetlerinden talep edilen çok önemli bir haslettir.

25 Haziran 2015 Perşembe

Suskunlar Meclisi | Mevlânâ Molla Camî Hz. (k.s.)

Molla Cami Hz.'nin Kabri
Suskunlar Meclisi

Bir zamanlar İran’da bilginler ve şairler, “suskunlar meclisi” adıyla bir topluluk oluşturmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, az yazmak ve çok az konuşmaktı.

O zamanlar meşhur şair ve bilgin Molla Camî, bu meclisin aşkındaydı. Günün birinde suskunlar meclisinin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için bilginlerin bulunduğu köşke geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan suskunlar meclisine gönderdi.

Meclis üyeleri bu teklifi görünce biraz üzüldüler. Molla Camî oraya layık bir bilgindi ama ölen üyenin yerine başka birini almışlardı. Yeni bir üye için yer yoktu.

Mirza Mazhar Can-ı Canan Hz. (ks)

Canlar Canı-Sevgililer Sevgilisi

Mirza Mazhar Cân-ı Cânân hazretleri Hz. Ali Efendimiz’in (r.a) torunlarındandır. Pâk nesli, Kerbelâ’da şehid edilen Hz. Hüseyin Efendimiz’in (r.a) kardeşi Muhammed b. Hanefiyye hazretlerine dayanır.

Hindistan’da soylu ailelerden gelenlere ve seyyidlere özel bir unvan verilirdi. Bu yüzden kendisine Hz. Ali’nin (r.a) neslinden geldiği için “Mirza” denildi.

21 Haziran 2015 Pazar

Şems Hz (k.s.) ve Mevlana Hz. Menkibe


Bir gün yolu Bağdat şehrine düşer. Orada meşhur sofilerden Şeyh Evhadüddin Kirmani’yi bulup neyle meşgul olduğunu sorar.


“Ayı leğendeki suda görüyorum” diye cevap verir Kirmani.

Şems Hazretleri bu cevap üzerine: