Pages

23 Nisan 2015 Perşembe

Mektubat-ı Geylani 10. Mektup

Ey Aziz,

Darda kalmak, biraz sıkışmak şart… Darda kalmayan can-ı gönülden yalvaramaz; çıkış
kapısı aramaz. İşte bu gerekçe iledir ki, sana deriz:

Istırar alnını, aciz ve zillet toprağına değdirdikten sonra ve göz bulutlarından, hasret ve
nedamet yağmuru yağdırmadığın müddet, özlediğin manevi hayatın hoş nebatı bitmez…
Daha başka neler olmaz; bir bir aşağıda anlatacağız…



Reca bahçelerin, murad ve arzularına aşı vermez… Dolayısı ile feyzeyab olamazsın…
Sabır dallarında rıza yaprakları bulamazsın. Ve üns reyhanlarını koklaman kabil olmaz.
Bu böyle olunca, Hak yakınlığı meyvalarını toplayamazsın. Çünkü meyva vermezler. Ki, o
yakınlık şu ayet-i kerimenin özlü manasında saklıdır:

-“Muhakkak, onun katımızda mutlak bir yakınlığı ve dönüp gelince elde edeceği bir
güzelliği de vardır…” (38/40)

Kalb bülbülleri, şev nağmeleri ile ötmez…

Kalbin kumruları:

-“Ben Rabbıma yolcuyum, bana hidayet edecek…" (37/99)

Ayetindeki mana kanatlarını açıp uçamaz. Ve:

-“İnsanın her arzuladığı olur mu?” (53/24)

Mealini taşıyan ilahi cümle kafesinden kurtulamaz…

-“Onların bir kısmına, fitneye tabi kılmak için verdiğimiz dünya hayatına ait süslere
sakın göz atma…” (20/131)

Mealine gelen ayet-i kerimedeki uçsuz bucaksız mana fezasını uçup geçemez…

-“Muktedir Melikin katındaki sadakat makamı…”(54/55)

Ayet-i kerimesi ile tarif edilen makam ağacına erişip konamaz…

-“Onlar için, Rabları katında arzuladıkları şeyler vardır…” (42/22)

Cümle-i celilesi ile anlatılan meyveleri toplayamazsın…

-“Allah… Bütün güzellikle dolu gidilecek yer, O’nun katındadır…”(3/14)

Mealini taşıyan ilahi cümlenin nesimi, koku alan kalb duygusuna ulaşamaz…

Zikredeceğimiz iki ayet-i kerimenin mana gülü kokusunu, öz varlığın duymaz…

-“Onların mükâfatı Rablarının katındadır…” (2/262)

-“Yaptıkları işlerde, O, onların yanındadır…” (6/127)

Allah bizi aczini idrak eden kullarından eylesin…

Amin...