Pages

22 Nisan 2015 Çarşamba

Mevlânâ Celâleddîn-î Rûmî



“Sofîler, Türk ressamları gibidirler. Onların, ezberlenecek dersleri, kitapları yoktur. Yani zâhirî ilimlerin muhtevâsı içinde sıkışıp kalmaz, onu aşarlar. Ama, gönüllerini mükemmel cilâlamışlar, istekten, hırstan, hasislikten, kinlerden arınmışlardır. O aynanın saflığı, berraklığı gönüldür. Gönül aynasına hadsiz, hesabsız sûretler aksedebilir. Gönüllerini cilâlamış olanlar, renkten, kokudan kurtulmuşlardır. Her nefeste kolayca bir güzellik görürler. Onlar ilmin kabuğundaki nakışı bırakmışlar, “ayne’l-yakîn” bayrağını açmışlardır.”
MESNEVİ